8 Eylül 2007 Cumartesi

makale

GÜNCEL MAKALELER

Evrim Sahtekarlığında Son Gelişme

Evrimci bir antropoloji profesörünün bazı önemli fosillerin yaşı hakkında otuz yıldan beri sahte bilgiler verdiği ortaya çıktı. Bu gelişme karşısında görevinden istifa etmek zorunda kalan profesörün yalanlarının, şu anda antropoloji ders kitaplarında bir "gerçek" olarak anlatıldığı ve bunların düzeltilmesi için köklü değişikliklere gidilmesi gerektiği yetkililer tarafından ifade edildi.

Araştırma komisyonunun bulgularına göre, Almanya'daki Frankfurt Üniversitesi'nde görevli profesör Reiner Protsch von Zieten, Avrupa'da ele geçirilmiş olan bir dizi insan fosilinin yaşlarını sistemli olarak çarpıtıp binlerce yıl daha fazla gösterdi. Evrimci profesörle ilgili skandalın boyutları bununla sınırlı değil. Almanya'nın saygın medya kuruluşu Deutsche Welle'nin konuyla ilgili haberine göre, profesör kendisine ait olmayan kafataslarını satarak haksız kazanç sağlamak ve diğer bilim adamlarının çalışmalarını kendi çalışmasıymış gibi kopyalamakla da suçlanıyor. İngiltere'nin The Guardian gazetesi, yukarıdakilere ek olarak, Protsch'un sahte fosiller ürettiğini, ayrıca Fransa’da ele geçirilen bir fosilin ortaya çıkarıldığı ülkeyi İsviçre olarak çarpıttığını yazdı. 1

Üniversitenin konuyla ilgili açıklamasında, “Komisyon, Prof. Protsch’un bilimsel gerçekleri geçtiğimiz otuz sene boyunca çarpıttığı sonucuna varmıştır”, ifadesine yer verildi.

Skandalın Ortaya Çıkışı

Protsch’un tarihlendirme sahtekarlığı, Frankfurt Üniversitesi bünyesinde bulundurulan şempanze kafataslarının tümünü satmaya çalıştığının ortaya çıkmasıyla başlayan bir süreçte ispatlandı. Üniversite yönetimi, 280 adet şempanze kafatasını Amerikalı bir alıcıya 70.000 dolar karşılığında pazarlamaya çalıştığı anlaşılan Protsch'u, geçen senenin Nisan ayında görevinden uzaklaştırdı. Hem Protsch hem de Üniversite yönetimi kafatasları üzerinde hak iddia ediyor ve konu yargıya intikal etmiş durumda.

Protsch'un antropoloji çevrelerini şok eden aldatmacalarının duyulması asıl olarak Alman Der Spiegel dergisinin 16 Ağustos 2004 tarihli sayısında yayınlanan bir makaleyle gerçekleşti. 2 Yazıda, 1973 yılından beri Frankfurt Üniversitesi karbon tarihlendirme laboratuvarının başında bulunan bilim adamının, yüzlerce fosilin yaşını ölçtüğü ve bazı önemli örneklerin yaşlarını kasıtlı olarak çarpıtarak yaptığı sahtekarlıklar anlatıldı.

Fosillerin tarihlendirilmesi konusunda bir uzman olarak tanınan bilim adamı üzerindeki şüpheler, geçtiğimiz sene diğer iki arkeoloğun Almanya’da ele geçirilmiş ve tarih öncesine ait olan fosil kalıntılar üzerindeki incelemesiyle başladı. Greifswald Üniversitesi'nden Thomas Terberger, fosillerin yaşının doğru olup olmadığını modern tarihlendirme teknikleriyle ölçmek istedi. Avrupa'da ele geçirilen ve Protsch'un, Taş Devrine ait olduğunu iddia ettiği fosil örnekleri bu amaçla ünlü Oxford Üniversitesi'ne test için gönderildi. Üniversitenin radyokarbon tarihlendirme birimince elde edilen sonuçlar, bilim adamlarının ifadesiyle bir "facia"yı ortaya çıkardı.

Buna göre Protsch'un, yaşını 21.300 yılla tarihlendirdiği kadın iskeletinin sadece 3.300 yıl yaşında olduğu anlaşıldı. Bir diğer skandal tarihlendirme, Almanya'daki Paderborn-Sande yakınlarında ele geçirilen fosil kafatasıyla ilgiliydi. Protsch'un 27.400 yıl olarak tarihlendirdiği fosil gerçekte sadece 250 yıl kadar önce (M.S 1750 yılında) ölmüş yaşlı bir adama aitti. Ayrıca Hahnhöfersand Adamı olarak bilinen fosilleşmiş kafatası parçası da Protsch’un iddia ettiği gibi 36.000 yıllık değil sadece 7.500 yıllıktı.

Terberger, Neuwied'deki Erken Taş Devri Araştırma Merkezi'nde görevli İngiliz arkeolog Martin Street ile birlikte bilimsel bir makale kaleme aldı 3. Bilim adamları bu makalede, fosillerin Protsch’un iddia ettiğinden çok daha genç olduklarını yazdılar. Konuyu araştıran Üniversite Komisyonu birkaç gün önce raporunu yayınladı ve Protsch'un "bilimsel gerçekleri geçtiğimiz otuz sene boyunca çarpıttığına” karar verdi. Komisyon başkanı Ulrich Brandt’ın bildirdiğine göre Protsch, yapılan görüşme tekliflerini reddetmiş, komisyon üyeleriyle yüzleşmekten kaçınmıştı.